ARAFAT VE MÜZDELİFE’DE TELBİYE 1410) İbnu Abbâs (r.a.) anlatıyor: “Hz. Üsâme (r.a.) Arafat’tan Müzdelife’ye kadar Resûlullah’ın terkisinde idi. Sonra Müzdelife’den Mina’ya kadar da Fadl İbnu Abbâs’ı terkisine aldı. Her ikisi de: “Resûlullah (s.a.v) büyük şeytanı (Cemretu’1-Akabe) taşlayıncaya kadar telbiyeyi bırakmadı” demiştir.” Buhârî, Hacc 86, Cihâd 126; Müslim, Hacc 266 (1281); Tirmizî, Hacc 78 (918); Ebu Dâvud, Menâsik 28 (1815); Nesâî, Hacc 216 (5, 268), 229 Buhârî’de gösterilen bablarda rivayet mânâ yönüyle mevcuttur, lâfzan değil 1411) Sâid İbnu Cübeyr anlatıyor: “Ben, İbnu Abbâs (r.a.) ile Arafat’ta beraberdim. Bir ara bana: “Niye halkın telbiyesini işitmiyorum?” diye sordu, ben kendisine: “Muâviye’den korkuyorlar!” dedim. Bunun üzerine: “Lebbeyk Allahümme lebbeyk, bu insanlar Ali’ye buğuzları sebebiyle sünneti terketmişler!” diyerek çadırından çıktı.” Nesâî, Hacc 197 (5, 253) 1412) Muhammed İbnu Ebî Bekr es-Sakafî anlatıyor. Arafat’tan Mina’ya gelirken, beraberindeki Enes İbnu Mâlik (r.a.)’e telbiyeden sorarak: “Siz Resûlullah (s.a.v) ile nasıl yapıyordunuz?” dedim. Bana: “Dileyen telbiye getirirdi, Resûlullah (s.a.v.) müdâhale etmezdi. Dileyen tekbir getirirdi, Resûlullah (s.a.v) ona da mudâhale etmezdi! Dileyen de tehlil getirirdi, ona da müdâhale etmezdi. Bizden kimse, (farklı zikirler de bulunduğu için) arkadaşını ayıplamazdı. “ Buhâri, Hacc 86, İydeyn 12; Müslim, Hacc 274 (1285); Nesâî, Hacc 192 (5, 250) 1413) Ca’fer İbnu Muhammed babasından naklen anlatıyor: “Hz. Ali (r.a.) hacda, arefe günü güneşin zeval noktasına gelmesine kadar telbiyeye devam eder, ondan sonra keserdi.” Muvatta,Hacc 44 (1, 338) 1414) Hz. Üsâme r.a anlatıyor: “Arafat’da ben Resûlullah’ın (s.a.v.) devesinin terkisinde idim. Bir ara dua için ellerini kaldırmıştı. (O esnada) deve, Resûlullah’ı (s.a.v.) eğdi. Derken yuları düştü. Hz. Peygamber (s.a.v) yuları elinin biriyle tutup, diğer elini kaldırarak duasına devam etti.” Nesâî, Hacc 202 (5, 254) |
2005 © Kuts@l Topr@kl@r |